Yazılar
Acılara İnat
| Acılara İnat | ||
Tüm acılara inat Güneşe köprü kurdum Islak gözbebeklerini yüreğimde kurutmak için Yıldızlara merdiven uzattım Karanlık gecende gözlerinde umut olmak için Yel değirmeni oldum sisli sabahlarda Acılarını yüreğimde öğütüp gülüşlerini görmek için. Söz verdik yarınımıza, yenilmemeliydik katmerleşmiş acılarımıza Kalbimizde gözyaşı ve keder olmuş müptela Nasırlanmış yarınlarımız sanki ezayla cefa İstemem onca sırtımda yük varken neşeyle sefa Bin derdime bir gülüşün yeter oysa. Hadi aç gözlerini hasta yatağında Söz vermiştin bana ve hatırlasana Ben toprak sen ise sevda tohumu Yarınlarımıza ektik ölümsüz sevdayı ve umudu Pes etmeyecektin sinsi acılarımıza Zincirleri kırıp Güneşli sabahlarda elele koşacaktık yarınlarımıza Senle ben çok şey istemedik oysa Geçmişteki acılarımızı kalbimizde unutmak Gözyaşlarına inat delice sevdayı yaşamak. Ağlama sen sevdiceğim; Ben yaşadığın ve yaşayacağın tüm acıları Kıl çuvallarına yükleyip geceden sabaha Sırtımda taşıyıp Güneşli sabahlarda avuçlarımda umutlar bıraktım yatağına Tüm acılara inat Yaşayacağımız güzel yarınlarımız varken Beni sevdanın yetimliğini yaşatma Hadi; aç gözlerini Tut ellerimi delice sarıl bana... Gözyaşlarına inat Küçük mutluluklarında sev beni. |
||
Acılar Denizi
| Acılar Denizi | ||
| Ben acılar denizinde boğulmuşum işitmem vapur düdüklerini , martı çığlıklarını Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni Duyarım yosunların benim için ağladıklarını Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını Bu ne karanlık , bu ne zindan gece böyle Bütün gemiler söndürmüş ışıklarını Ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma Sularım tuzlu, sularım zehir zemberek Baksana; herkes içime dökmüş artıklarını Bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa Bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse Yılların içimde bıraktıklarını... |
||
Acil Hasta
| Acil Hasta | ||
| Yoldan geçerken bir araç vurdu savurdu kenara... kırdı hemen her yerini... koştu gören...insafı olanlar imdâda... ele alınacak gibi değildi... bir telaşla...haber verdiler ambulansa... saatler sonra gelebildi ambulanssa… ne doktor…ne hemşire!!?? aklı eren bir kimse yok ambulansta bir şoför…bir sedye sadece!!?? apar topar koydular yaralı kıvranırken acılar içinde...sedyeye…. ambulans zar zor çıkabildi caddeye ve sirenler çalarak nice tehlikelerden sonra yetiştirebildi yaralıyı yarı canlı...hastaneye… acil servis kapısı…ana baba günü!! herkes üzgün… görmek mümkün değil kimsenin güldüğünü… yaralı...çığlıklar atarken ve yalvarırken yardım için… başucuna gelen görevli -kızgın kızgın!!?? bakmadan yaralının haline... aldırmadan çektiklerine... sormaya başladı; sosyal güvencen var mı? sigortalı mısın? Paran var mı? Arkan var mı? Yok deyinince...yaralıyı haşladı!!?? Kimin kimsen yoksa bekleyeceksin sen... -beklemek senin yazgın! sana yardım edemem… edersem eğer!!?? mevzuat beni de yer!? Dedi ve ekledi: Bekle..yorulma beklemekten… hasta kahrolurken inlemekten. Hasta bekledi…bekledi. Kendini kurtaracak yardımseverleri Bir türlü gelmedi… Kan kaybı… dereken kalbi tekledi ve birkaç yardımsever el aldı temelli iyileşen hastayı sükut aracına yükledi… O gün... İğreti...eve benzemeyen bir evde Akşam...babalarını ve yiyecek getirmesini bekleyen başka bekleyenlerde vardı gözleri yollarda... beklediler...beklediler bekledikleri gelmedi her taraf karardı sordular...aradılar gözleri kapıda kulakları seste hiç kimse haber getirmedi ve o eve bir daha sevinç girmedi... |
||
Açıklarda
|
|||||||
Açık Dilekçe
| Açık Dilekçe | ||
| Görmediğim bir bambaşka durum var Sizin şehrin kızlarında savcı bey Yaklaşanı ta yürekten vururlar Kan kokuyor gözlerinde savcı bey Gayeleri gönül kırmak dal gibi Bakışları çifte favül bal gibi Ülkeler fethetmiş bir kral gibi Gurur dolu pozlarında savcı bey Kaş yaparken, göz çıkarır elleri; Çok silahtan tesirlidir dilleri Hayret ettim, bir tuhaf ki halleri Poyraz eser yüzlerinde savcı bey Derviş olup çıktım tığsız, tebersiz İlk görüşte avladılar habersiz Pişirdiler beni tuzsuz, bibersiz Kebap oldum közlerinde savcı bey Bölüştüler gönlüm ile aklımı Davacıyım, ara benim hakkımı... Bir yol göster, haklı mıyım, haksız mı? Yorulmayın izlerinde savcı bey. |
||
Açık Kalmış Gözlerime Bak
| Açık Kalmış Gözlerime Bak | ||
Feri çekilmiş çoktan Ama merak edersen yine de En son hayal ettiklerini... Ne bir külah dondurma Ne pırıl pırıl parlayan o kırmızı bisiklet Ne uzun zamandır ayaklarımı sıkanların yerine bir çift pabuç Ne de renk renk balonlar. Oysa yaslanmak isterdim hem anama hem de babama Korkmadan koşmak göz alabildiğine yeşil kırlarda Kuş cıvıltılarının arasında. Koklamak o artık yerinde olmayan erik ağacının, Bu zamanlar açması gereken çiçeklerini. Sonra alıp elime çam kozalağından devemi Sürmek, hayal bu ya, uzağa çok uzağa Öyle bir yere ki Ne çocuklar anasız babasız Ne de geleceklerini yitirmiş Ya da yitirmiş düşlerini. Açık kalmış gözlerime bak Hayallerini yitirmiş çoktan Ama merak edersen yine de. Gözüme düş yerine oturmuş kızıllığa bak. |
||
Acı Son
| Acı Son | ||
Her gece hayallerimle yok olurum bu hayattan Sen yoksun ya bir ateş düşer şurama Ağlarım Ama bilirim gözyaşımın duramacağını Sonra yıldızlara bakarım, karanlık olur her yer Korkarım Sen yoksun ya acır yine sol yanım Üşürüm Geceler boyu ve şimdi bitti her şey. |
||
Acı Olur Ayrılık,Söz Olur
| Acı Olur Ayrılık,Söz Olur | ||
Söz olur sevgili uzaklaş aşktan, Nederler sonra,ele güne karşı... Söz olur sevgili kaç aşktan, Ne kurtuluşu olur sonra,cümle alem... Söz olur sevgili kapılma kalbine, Dinleme onu! Ne olur sonra,beraber olsak... Ne olur aşkı yaşasak... Çalıncada kapımızı ayrılık, Ne olur sevgili, Zor olur... |
||

